Son sınırları sildik ruhumuzla
Ve vaz geçmenin hırpalayıcı sınırlarında
Sen son şehzade ve ruhzuz bir kan emici
Olmayana ergiydik bir dördüncü boyutta unutmuştuk aşkımızı
Bakışlarda kalmıştı yüreğimiz bakışlarınla kalbini kalbime naklederken
Damarlarımdan akan kan önemli değil
İçimden akan duygular bi altınvuruştu sanki
Duyguda dozu bu defa fazla kaçırmıştım ve ruhumu kurtarmanın yolu kalmamıştı
Sen son şehzade bilgisiz ve sınırları zorlayan
Tatmamıştın aşkın büyüğünü anlayamamıştın içimi
Mayınların arasından gelmeliydim sana ama
Uzaktan attığım her taş üç mayına çarparken
İçimin sana ulaşma umudu kalmıyordu
Susmaktı her sarhoş olduğumda içkiyi biraz daha fazla alabilmemin yolu
Gözlerimin ferini terkettiğimde
Rıhtımındaydım denizimin ve tırabzanlarım kırıktı
Engelim yoktu hayalime yüzmeye
Deniz derin içimin enerjisi sendin ve tükenmek bilmiyordun
Yola çıkabilsem toplayabilsem cesaretimi önümde engel yoktu senden başka
Cümleleri kullanmadan anlatmanın bir yolu olmalıydı
Hiç bir şiir sana anlamlı değildi şarkılar da umrunda değildi
Herhangi biri olabilseydin sana şiirini bestesini yaptığımı kendi sesimde söyleseydim
Rengini anlatsaydım içimin
Kimseler bilemedi beni
Anlamayı bilmediler
Kaybolduğumda adres diye hep seni sordum
Bilen yoktu hayat seni ne kadar çabuk yok etmiş
İzini bırakmayı başaramamışsın benden başka kimsede
Hayaller denizin dibinde dans ezgisi
Derinlere çekiyor ikimizi de
Hırslar şehzadem hırslar bozguna uğrattı dünyayı
Bir tabutun üstündeki o yeşil örtü gibi
Ölüleri kapatıyoruz içimizde
Ve yıkık bir köprüymüşçesine ayrılığı temsil ediyoruz
Kaçan belli değil kovalayan kadar
Kovalalarken kaçabiliyoruz
Zıt yönlere ilerliyoruz kavuşan tek şey güneşten yansıyan gölgelerimiz
ekvatordan birimiz güneye birimiz kuzeye
Oysa isteklerimiz o kadar da normaldi ki
Yasaktı bu aşk sanki bize
Ne sevmeme izin verdin taparcasına
Ne de sevgini gösterme zahmetinde bulundun yeterince
Sen damarlarımda dolaşmasından ölesiye memnun olduğum memnu zehir
Basitti isteklerimiz bir masa iki kadeh ve huzurdu
Sürükleniyordun nereye gittiğini bilmeden ve sürüklüyordun peşinden acımasızca tek arzun beni bırakmaktı ya
Başardın
Hiç kimseye ağlayamadım
Bıraktı demeyi bırak hiç istemedi oldum
Yazık oldum acınası oldum
Zihnimde dönen yarım düşünceler
Evet şehzadem avuçlarımdan içmek istedin zehiri
Ellerinden içirmiş olduğum zehiri
Mutsuzum sanma ölümün ellerimden değil ölümüm ellerinden
Bu yarım kalan şiir dünyaya hediye
Notalar buruk dinlenilen şarkılar yok edildi
Hatıra diye kalmadı zihnimde
Senin krallığında ne kadar zormuş gönüllü hizmetçi olmak
Herkesin acıdığı zavallı krallığında
Hayatıma parantez açtım seninle
Kapatamıyorum
Bi geçiş olamadın açıklaması olduğun cümlelerden uzun ve derin oldun
Köhne bir yığın kalmıştı bir yerlerde biz yinede umudun şiirini yazmıştık baştan
Herşeyi silmiştik çocukluğumuzu gençliğimizi baştan yaşamıştık
Bu maratonu neden son adımda bıraktık
Suç kimdeydi
Bizi yaşayan beden ölü ruh yapan neydi
Hiç uyanmıyor musun rüyalarında şehzadem
Hiç için acımıyor mu sözüm geçtiğinde civarında
Şimdi dört duvar arasına sıkıştı ruhum
Kurtaramıyorum söz dinletemiyorum
Tıpkı senin gibi bana verdiğim sözleri tutmuyorum
Bi camdan bakıyorum hayata içime hapsoldum kurtulamadığım hapisteyim
Şimdi bir ölüm sessizliği aldı ruhumu
Bedenim genç yaşlanan başka şeyler taşıyorum yanımda
Artık gece bitmiyor gündüzü göremiyorum
Yarım yamalak olmayan tek sen varsın her şeyde
Sevap yok dünyamda artık günahlarla karıştı onlar doğrularım gibi
Tarih bir gün ve bir kez bir balıkçının oltasında kaldı
Sorsan bilmiyorum
Bi eğlence salonundaki masada
Civardaki bi tabakta kaldı yazık ki
Çok iyi biliyorsun ki şehzadem
Geç kalınmış sözlerdi benimki
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder