Bir kedi varmış kapını tırmalayan seni gece gece rahatsız eden ıslak hiçbir şeye benzemeyen bir kedi rüyanın en güzel yerinde namelerle mırıldanan nefret ettiğin nerden geldiği belli olmayan
ve bu kedinin içinde sana bağlı bir yüreği varmış bozgunlara uğramış sokak kedilerinin arasından kopup kapına gelir bu kedi her gece kapıyı açmanı ninni söylemek için bekleymiş saatlerce,en sonunda söylermiş ninnisini kendince sen uyu diye her gece,sonra sen uyanırmışsın;gözünün içine bakan bu kediye namkörlük bu ya terlik taş ya da eline geçen her neyse fırlatıp umursamayarak yaralarsın ve kedi gider yine ümitle kapını tırmalayacağını bile bile attıklarından kaçmak için değil ne olacak yine atsan yahu kafasına gelse ne olacak onun yarasından büyük yara açamazsın ya her gece istenmediğini bilen kedi yarası kapanmadan bir parça daha büyütüp ertesi gün yaralarını sarman ümidiyle yine kopup gelirmiş sokakların arasından ve yine sen görmezmişsin yolda seni takip edip sevmeni bekler ama sevmezmişsin bi de nispet gibi allı pullu kedileri sevmezmiydin al yine kanıyor yaralar fazla fazla oluk gibi kediler de ağlar bilmezsin ki ama gelip ağlasam sana yine terlik atacak kovacaksın ben gözünün içine bakacağım yokuşunun başında sen yine lanet okuyacaksın ben ninnimi bitirmeden yine dönüp gideceğim ama ümit işte
ve yıllar sonra...
kapının önünde bir kedi uyuyakalmış yaşlanmış yıpranmış yorgun ve lanet okuduğun kedi sen oradan bakıp oh bea geberecek naralarından kurtulacağım hesabını yaparken o çoktan kapının önünde ağlamaktan çapaklanan gözleri ve yaşlanmış ölmüş bedenini göreceksin ve bilmeyeceksin hiç,rahatlamış hissedeceksin ve bir daha kapını tırmalayan ardından göz yaşı ve naralar döken kediciği bulamayacaksın
bir gün yaşlanacaksın ve hatırlayacaksın belki o zaman anlayacaksın naralarının sebebini ve kendini suçlayacaksın belki ağlayacaksın ama sakınnn,o kedi senin uğruna boş yere göz yaşların aksın diye ölmedi...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder