15 Ağustos 2010 Pazar

Noktaya bile muhtacım


Korkuyorum hayatımdan bir noktayı bile kaybetmekten artık korkum insanlardan da birazdan gözü pek olanlardan değil beni kendisine benzetmeyi başaranlardan,çok okuyup bilgisi bol içi çürümüş ruhsuz cehaletten korkuyorum işte...
Başta senden korkuyordum beni kırmandan,bi de dost kaybetmekten ya da kardeş saydıklarımdan birini ve dürüstlüğü ve inancımı kaybetmekten aşka,sana,tanrıya ve hayatın güzelliğine olan inancımı kaybetmekten korkuyordum,sonra hedeflerimi kaybetmekten korktum ve masumiyeti ve doğallığı ve hayallerimi,şimdi diyorum ya bir noktayı bile kaybetmekten korkar oldum.
Önce güvendiğim seni kaybettim sonra inandığım seni kırılmak ne kelime önce yamuldum sonra paramparça oldum içimin her parçası ayrı bi köşede kaldı kimisi dualarda doğanın bi köşesinde aşk neki ben seninle duyularımı duygularımı da kaybettim tanrıya kızdım yeri geldi senin yüzünden onun ne suçu var ki o bana ders olarak seni gönderdi senin yüzünden sınıfta da kaldım anlayacağın ve güzel hayat vardı ya biz gülüşürken şimdi o hayat her gün batan iğneler lanet işte giderek hayallerime seni yerleştirdiğim için tümden sen onları da alıp gittin ve hedeflerim ardından ağlarken bana el salladılar ve kayboldular...
Senden sonra üzüldüm çok üzüldüm kabuslar gördüm gidiyordun sanki gerçekte gitmedin komik işte masumiyet müzesinde kaldı işte doğallığım içten sevmelerim şimdi sevdiklerimde parçalarını topluyorum ki özlemeyim kiminde bi bakış bi şaka ses rengi ama kızgınım sana işte kaybettim senin beni kaybettiğin gibi bi köşe başında şimdi giderek kendimi kaybediyorum hayatımdan bi dostu arkadaşı kardeşi sevgiyi sevgiliyi masumiyeti doğal bi aşkı gerçeği hayallerimi kendimi kaybettim bi noktaya bile muhtacım çünkü totem yaptım o kaybolduğunda sen benden vaz geçmiş olacaksın.
İşte bu yüzden bi noktaya bile muhtacım...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder