13 Kasım 2010 Cumartesi

Tek kelime etmeden koşuyorum deniz aşırı nöbetime
Kimsenin hala kanıtlayamadığını ellerimle getirmeye
Bir şarkı yazdım yollarda bir de şiir
Bir resim çizdim yollar kadar açmışsın kucağını
Atlantis kadar derinden kopup geliyorum
...Sadece sus seyret bu defa...
Seninle keşke Akdenizin puslu romantizminde tanışsaydık
Ya da boğazın ortasında sana bırakmak üzereyken
Ya da anadolunun bir köyünde bir çeşme başında
ya da eskilerde tanışsaydık adın kara olmadan önce
Sen kirlenmeden...
...Ve ben seni ilk görüşte sevmeden Karadeniz`im
Gel diyesim vardı sana
Kal diyecektim yanımda sonu olmayan bir süre
Sevgi mutluluk ve güzel olan her şey bizim olsun diyecektim
Fark ettim ki gitme ihtimaline yorgunum ben
o yüzden gelme
...Ağlamak istemiyorum artık
vedaya gerek yok başlangıcı olmayan yolun bitişi yoktur
Git benden ve bir daha gelme!!!
Şarkılar şiirlere götürüyor
Şiirler aşklara
Aşklar acılara
Acılar yalanlara
Yalanlar çıkmazlara
...ve sana getiriyor seni çıkmaz yapıp
Beni sürüklüyor
Benim şarkım sensin
Seni dinliyorum
Şiir yazıyorum
ve yalanlar söylüyorum gerçek olmayan
Senden uzaklaşmak için yalanlar...
Gideli oluyor hayli...
Gittim de nereye ne kadar!
Bir sigara ucundaki külsen
ve döneceksen nedir bu ısrarım?
Bir sigara yakıp gelişine bakayım
...O kadar kolay değil ben sigaramı yakarsam
Sen denizaltından çıkıp gelmek zorundasın buralara
Son sigarana yakılan türküyü de söküp gelmek zorunda
En kötüyü tahmin et dediler ettim üzüldüm
Sonra o değil dediler göklere uçtum
En olmamasını istediğin oldu dediler ağladım
Sonra vaz geçtik olmadı dediler rahatladım
Kafamın almadıklarını olur yaptılar adı üstünde anlamadım
...Çok tuhaf şeyler oluyor etrafta sadece bakıyorum
Başlaması beş gün sürmüştü
Kendisi üç gün kaldı içimde
Keşke başladığı kadar uzun kalabilseydi yerinde
Son beş dakikası olmadı bile...