9 Eylül 2010 Perşembe

Hayal gibi gerçek gerçek gibi hayal

Bütün dilleri bilmek istiyorum içimden
Tüm sanatlardan anlamak istiyorum
ve farklı olmak ama özenen değil
Denize daldığımda tüpümde hava biterek vurgunla ölmek mesela
paraşütümden atlarken özgürlüğü ruhuma taşımak
resim yapmak istiyorum duygularınkini mesela
En çok aşkın resmini her ne kadar sürrealist olacağını bilsem de
Bi ispanyol bi afgana sormak istiyorum aşkı ve de özgüllüğü
Merak işte kendim dikmek istiyorum ellerimle teğel aldığım elbiseyi balomda
Bütün müzikleri dinlemek istiyorum
Elimde silahımla Ay'ı vurmak istiyorum mesela yani o kadar keskin olsun kurşunlarım
Koşmak değil atın rüzgarına kapılmak saçlarımı savurmak
Briç değil poker değil konken değil batakta saatler harcamak
Bir çingene kadar özgür ve tutkulu dans etmek isterim
Tiyatro sahnesinin ortasında evimolmalı mesela
ya da bi karavan gezici bir muayanehane
F1 pistine yarış yokken dalmalıyım son hız kim tutar beni
Bir kadavra başında saatlerce kaslarına da bakmak isterim
kırların ortasında kebap yapan arkadaşımla pikniğimi yapıp
Sonra ilk bulduğum büyük ağacın gölgesine serilip kitap okumak
sonra da mışıl uyumak serinliğin ortasında
kırlara dalmak isterim kamp yapmak ellimde olsam da
ve aniden bi sokağı dans pisti haline getirip tango yapmak
Ve yaşamak kimseye sormadan
Ölmek...
Tıpkı yaşadığım gibi mutlu ve aniden
Tanrıya olan tüm şükran duygum içimde gülümseyerek hayata
Açıyorum gözlerimi hayal bitti bir dans pistindeyim
Yaşım 47 parlayan gözlerim ve tüm minnet duygumla yıkık bir sahnenin ortasında karavanımdayım bir piknik sonrası rüzgarım yatağıma uzanmış
gözlerimi yumuyorum tanrıya minnettar öylece uyuyorum :)

8 Eylül 2010 Çarşamba

Kime ve neye bu hoşça kal
Kaç su bardağı katmalı ki tadı yerine gelsin dünyanın
Sıkıştırılmış zamanlar arasında molalarda hatırladıklarımdan
Dostların şarabının yudumundan bir tatlı hoşça kal al
ve bana bırak dünyayı,çok sarsmam merak etme sadece bir veda kadar hoşça kal
Yine bir sabah ve yeni bir sabah ıssız ve kuş sesleriyle
Çırpınan dalgalar da cabası Karadenizimde
Bir huzur dalgası esiyor yüreğime
Mutluluk...
Serumla oruç bozmak gibi
...Yasaklar arasında evet
Sen mutlu olurken kötü her şey kazaya kalıyor
Ve yaşamak tadına öyle doyumsuz ki insan
Bugünü yani her şeyiyle yaşamalı
Yaşamalı ki yarın imamın kayığında gezintiye çıkarken
Dönüp asla ardına bakmamalı..!

Açıyı buldum ama tutturamamdım

Bir fotografçının aşkı neyse bendeki sen de oymuşsun
Fotograf çekerken en güzeli kendisi bulur
Açıyı da ışığı da
Bir kaşifmişim ve bir fotografçı
Işığı da ben vermişim sana açıyı da
İçini keşfetmişim dışını fethedemedikten sonra bu bir şeyi değiştirmez
Hafızamda fotograf olmaktan öteye gidemeyeceksin
Bense bir fotografçıdan...

6 Eylül 2010 Pazartesi

Beni aklında tut

Bir renk bir sayı ve bir isim tut aklından
Tuttun mu?
Şimdi hepsini bana bırak
Bir hayat tut aklından bir şarkı ve bir şiir
Bir kağıda yaz ve yut
Şimdi mi bekle kağıdın acı tadı ve mürekkebin rengi diline dolanacak
Diline dolandığında eğer tuttuğun bensem
Yuttuğun banaysa
Mürekkep diline dolanmadan ben beline dolanacağım...

5 Eylül 2010 Pazar

Artık korkum yok
Duyacaksın,bileceksin,güleceksin gibi
Duydun,söyledim,güldün
Ağlama
Ben sözümü tutuyorum
Ayları tek tek rüyalarıma katıyorum
Adı ben de saklı demiyorum
Bitişi sıcak şarabımla seyrediyorum
Bir yudum da senin için
Bir ömür de...
Senden gidiyorum ben,
Kalırsam canım yanacak çok
en iyisi gitmek senden
Yine canım yanacak ama
Sendekinden çok değil
...Israr etme kalamam!!!
Kapanmazları var içimin
İçimde hem fikir zaten senle
Dikişlerim de patlasa gitmeliyim...